
Eskiden süt almak için evimizin önünden geçen sütçünün gelmesini bekler,daha sonra bakır kaplardan da almak istediğimiz miktarda sütümüzü alır toz toprak evimize çıkartırdık.Hatta mahallemizde "o sütçü sütüne su katıyormuş" söylentileri de alıp başını giderdi.Ama şimdi öyle mi?Marketlerde paketlerde satılıyor süt..Hemde nasıl?Paketlendikten sonra süt konuluyor deniliyor hava almaması bakımından..Araştıralım bakalım nasıl oluyormuş günümüzün süt teknolojisi?Esen ŞİMŞEK




gerçekten güzel konu ya deginmissiniz hocam. suyun hayatımızdaki önemi ne kadar büyük ıyıse sütünde aynı sekılde.ben bu konuyu arastıracam.
YanıtlaSilŞahsi olarak ben markette, bakkalda satılan paket sütleri içmiyorum. tadları hoşuma gitmiyor, çünkü yapay geliyor bana,çocukluğumdan beri içtiğim o sütün tadından okadar uzakki, köyde doğdum ve ineklerimiz vardı hergün içiyordum alıştığım o tat paket sütlerde kesinlikle yok. Bu yüzden içersem, bizzat kendim bildiğim biyerden alıyorum.
YanıtlaSilKendim için gerek duymuyorum ama sizin için araştırıcam hocam:)
YanıtlaSilARAŞTIRDIĞIM VE BENİ HAKLI ÇIKARAN BİR YAZIYI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM HOCAM...
YanıtlaSilKUTU SÜT MÜ? AÇIK SÜT MÜ?
” Trakya Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Veteriner Dr. Olcay Karaman, son zamanlarda UHT süt konusunda bazı televizyon kanallarında yayınlanan reklam kampanyalarını eleştirerek, bu reklamların süt tüketicilerini yanlış yönlendirdiğini ve süt üreticilerini olumsuz yönde etkilediğini belirtti.
Karaman “Özellikle bir sanatçının ‘çiğ süt çok sağlıksız, aksine UHT tekniği ile satılan sütler çok sağlıklıdır’ şeklindeki sözleri bilimsel açıdan yanlış ve halk sağlığı açısından ise kabul edilemez niteliktedir” dedi.
Uzman bir veteriner hekim ve aynı zamanda titiz bir süt üreticisi olarak bu tür reklamların kontrol edilmeden yayınlanması ve tüketici bilincinin yanlış yönlendirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Dr. Olcay Karaman, konuyla ilgili olarak şunları dile getirdi: “Sütün en kaliteli hali yani en sağlıklı şekli ineğin memesinden çıktığı halidir yani doğal halidir. Bu sütler, süt hayvanlarında bakım, beslenme, hayvan sağlığı ve sağım aşamalarında gereken tüm hijyen koşullarına uyularak elde edilirse, gelişmiş ülkelerde sertifiye çiğ süt adı altında, en besleyici ve pahalı sütler olarak satılır. Pastörize sütler ise tuberkuloz ve brucella gibi
mikrobiyolojik tehlikelerin önlenmesi amacıyla sütlerin 60 ila 85 santigrat derecelerde belirli sürelerde ısı işlemine tabi tutulması ile elde edilir.
Buna karşılık UHT(Ultra high temperature) sütler çok yüksek ısıda
(135-1400C) 1- 4 sn süre ısıl işlem uygulaması ile elde edilir. Bu
teknolojide, süte uygulanan yüksek ısı, sütlerdeki tüm mikroorganizmaların yok olmasına neden olmakla birlikte, sütteki C, B6, folik asit, B12, thiamin, gibi ısıya duyarlı vitaminlerin parçalanmasına, serum proteinlerinin denaturasyonuna, proteinlerin biyolojik değerlerinin azalmasına, lezzet ve renk değişikliklerine neden olur. Bu sebepten dolayıdır ki Avrupa ülkelerinde ve ABD’de artık UHT tekniği ile işlenmiş süt tüketimi tamamen bırakılmış ya da çok aza inmiştir. Bunun yerine pastörize süt ya da çiğ sertifiye süt (memeden çıktığı haliyle mikropsuz süt) kullanımı çok yaygındır ve bunun çok sağlıklı olduğu görüşü kabul görmektedir.”
Bilinçli tüketicinin, besin değerlerini kaybetmiş UHT sütleri alıp tüketmek yerine, özellikle çocukların ve gençlerin beslenmesinde çok önem taşıyan besin unsurlarını içeren çiğ sertifiye veya pastörize sütleri tercih
ettiğine değinen Karaman, ancak Türkiye’de tüm gıda ürünlerinde olduğu gibi sütte yeterli düzeyde tüketici bilinci oluşturulamadığı, bazı büyük firmaların pazarlama metotları ve astronomik çıkar elde etme amaçları nedeniyle tüketicinin çok yanlış yönlendirildiğini ve mağdur olduğunu ifade etti.
www.gıdacilar.net'ten yapmış olduğum araştırmaya göre;
YanıtlaSilSüt beslenmede büyük öneme sahip olan temel besin maddesi olmasına rağmen bir çok mikroorganizmanın üremesi için de mükemmel bir ortam oluşturmaktadır.
Sütün besin içeriğinde, tadında ve görüntüsünde mikroorganizmaların etkisi ile oluşan
değişimlerin kontrol altına alınması gerekmektedir. Sütte bakteriyel gelişimi önlemek için
önce kontaminasyon aşamalarını sınırlandırmalı, süt toplandıktan sonra hızlıca soğutulmalı
ve bekletme işlemleri soğukta yapılmalıdır. Sütün sağımı sırasında çevre ile olan
kontaminasyonun önlenmesi en önemli kontrol aşamasıdır. Sağım, toplama ve taşıma
sırasında sanitasyon kurallarına uyulması sütün kontaminasyonunun önlenmesinde ilk
tedbirdir. Toplandıktan sonra tüketiciye ulaşana kadar olan süreç içinde de soğuk zincire
uyulmalıdır. Soğuk zincir sağlanmadığı takdirde sütte bulunan mikroorganizma sayısı
artmaktadır. Çünkü birçok mikroorganizmanın etkisi 2OC�de inhibe olmaktadır. Bundan
sonraki aşama ise çiğ sütün kullanılabilir hale gelmesi için ısıl işleme tabi tutularak
içersinde bulunabilecek patojen mikroorganizmaların yok edilmesi ve kullanım süresinin
uzatılmasıdır. Bu işlemler sırasında sütün doğal özelliğinde değişime sebep olmayan bir
yöntem tercih edilmelidir. Bu amaçlara ulaşmak üzere, süt teknolojisinde uygulanan
yöntemler çok değişken olmakla beraber en yaygın kullanılanlarını; iki başlık altında
toplamak mümkün olacaktır:
Sütün bileşiminde pek çok madde bulunmakla beraber sütün bileşimindeki maddeler su ve
kuru madde olmak üzere iki ana başlık altında incelenebilir.
http://www.agri.ankara.edu.tr/sut/index.php?&fNo=22
YanıtlaSilAnkara üniversitesi ziraat fakültesinde süt teknolojisi adıyla bölüm varmış ve öğrenciler yaptıkları uygulamalardan sonra sütü satışa dahi sunuyorlorlarmış arkadaşlar, araştırmalarım sonucu..
sütün pastörize edilmesi insan sağlıgı acısında zararlıymış her ne kadarda bize acık süt almayın diyen uzmanlar bile kendi arasında çatışma yaşamaktadır. İŞTE BAZI UZMANLARIN SÜTÜN PASTÖRİZE EDİLMESİYLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİ:
YanıtlaSilİstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın, yaptığı açıklamada, sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT'nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini söyledi.
Sütün içindeki faydalı bakterilerin hastalık yapmadıkları gibi, birçok hastalığı da önlediğini, sütün kesilmesini ve ekşimesini sağladığını ifade eden Aydın, 'Süt, çok faydalı bir içecekken pastörizasoyon, UHT ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geliyor' görüşünü dile getirdi.
Ahmet Aydın, pastörizasyonun, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engellediğini, sindirim enzimlerini tahrip ettiğini ileri sürerek, 'Tahrip olan ve sindirilmeyen Protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve Alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır' diye konuştu.
Homojenizasyon sırasında uygulanan Basıncın süt proteinlerinin moleküler yapısını büyük ölçüde değiştirdiğini kaydeden Aydın, Molekül yapısı değişmiş Proteinlerin immün sistemini aşırı uyardığını ve çocuğun ileride diyabet, Astım ve multiplskleroz gibi 'otoimmün-kendi dokularını tahrip edici' hastalıklara yakalanmasına yol açtığını iddia etti.
KARAR SİZE KALMIŞ...
Ben paket sütü tercih ederim çünkü;bizzat şahit olduğum bir durum var...tamam paket sütün tam olarak tadını alamıyoruz bunda hemfikiriz ama açıkta satılan süte su koyarak yine tadını bozabiliyorlar...Aynı şey en azından paket sütlerin daha hijyenik olduğunu düşünürsek ben paket süt diyorum...
YanıtlaSilBen de yaptığım araştırmalarda arkadaşlarımın paylaştığı bilgilere ulaştım. Teknoloji çok gelişti ve bu herşeye olduğu gibi süte de yansıdı. Melek arkadaşımın yazısına katılıyorum. Eğer hijyen koşullarına uyulursa kapalı satılan sütün asla inekten elde edilen taze süt gibi olamayacağını düşünüyorum. Tabiki hijyen koşullarına uyulması bu aşamada çok önemli...
YanıtlaSilUzmanlar, sütte bulunan kalsiyumun bağırsaklardaki, kansere yol açabilen fazla asitleri yok ettiğini ve böylece sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalıştığını belirtiyorlar. New York Kanser Araştırma merkezi'nde kanser hastaları incelendi ve süt içen hastaların kanser hücrelerine bakıldığında, hücre gelişmelerinde yavaşlamaya rastlandı. Böylece, kalsiyumun kanser hücrelerini yavaşlattığı kanıtlanmış oldu. Bostonlu bilim adamları, fermente sütün içerdiği "Asidofilis" bakterisinin de bağırsak kanserine karşı etkili olduğunu söylüyorlar.
YanıtlaSilVe bence de kutu süt en güvenli yol. Eskiden teyzeler elleriyle ineğin memesini kavrayıp süte ulaşırken şimdi ne gerek var. Hijyen önemli arkadaşlar. Zaten artık mahhalle aralarında satılmıyor süt.
ben sütü sevmem fakat nedense her çocuğa süt içirmeye çalışırlar elbette ki yararları vardır. sütün fazlasıda zararlıdır her şeyi kararında içmek yemek gerekmektedir.Sütü hastalğımdan sonra içmeye başladım mide rahatsızlığı geçirmiştim ve azda olsa süt içmeye başlamıştım mide bulantısını engelliyordu.Elbette ki taze köy sütü içiyordum siz de öyle için arkadaşlar :) annanemin sütünü hiçbir şeye değişmemem...
YanıtlaSileskiden şişe sütler vardı pastorize değillerdi ama hem taze çünkü günlük gelirlerdi hem lezzetli hem de bence hijyeniklerdi ayrıca şişeleri de çok şirindi:)) teknoloji kolaylık rahatlık ama aynı zamanda bir çok şeyin de doğallığını ve gerçekliğini yok ettiğini düşünüyorum:))
YanıtlaSilBen de arkadaşlarımın değindiği konularda bilgiler edindim.Ama hepimizin bildiği kadarıyla süt çok yararlı ve içilmesi gereken bir basin maddesi,o zaman bunun sağlıklı koşularda yapılması gerekir.Kapılara kadar getirilen paslı şişelerde, içinde ne olduğu belirsiz maddeler içeren sütün sağlığa zararı kesindir.Nitekim kaynatılıyor olması mineral bakımından kayba sebep olur.Ayrıca su katılmasada eğer hayvanda bir sağlık sorunu varsa bu ölçülemediğinden ölümlere kadar giden önemli bir sorun oluşturabilir.Gel gelelim süt teknolojisi her gecen gün ilerlemekte ve kim ne derse desin,sağlık ve besin kalitesi bakımından pastörize edilmiş süt en iyisidir.FATMA TUNÇ
YanıtlaSilbencede paket sütler daha hijyenik.el değmeden hazırlandıkları için kullanım için daha sağlıklı
YanıtlaSileskiden şişe sütler vardı.pastorize değillerdi ama hem lezzetli hem taze çünkü günlük geliyorlardı.hem de şişeleri çok şirindi:)teknoloji büyük kolaylık ve rahatlık ama bazı şeylerin orjinalliğini ve gerçekliğini yitirmesine neden olabiliyor
YanıtlaSilteknolojinin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak gerekli.bu kadar süt entegre tesisi içinde hala ilkel yöntemler kullanılması ve sağlığın tehlikeye atılması hata zaten.
YanıtlaSilÇocukken mahallemizin bir sütçüsü vardı.O geldiğinde bütün anneler ellerinde kaplarla kapıda bekler süt alırlardı.Sütü kaynatırlardı Sütü sevmezdim ama kaymağı çok lezzetli oluyordu ve sırf o kaymağı için sütçünün gelmesini dört gözle beklerdim :) o günler çok güzel günlerdi.Ama tabiki hijyen bakımından kutu sütleri tercih etmek daha mantıklı...
YanıtlaSilbende bu konu hakkında meraklandım.sütün kutsal olduğunu doğan ilk canlıya süt verilmesinden anlayabiliriz. hayatımızda önemi ve değeri büyük olduğu için üretim şeklini merak ettim.
YanıtlaSilarkadaşlarıma katılıyorum herkes kendine göre haklıdır,tabiiki bilimsel olarak sütün zararları ya da yararları bilinmektedir.ben taze sütü hiçbir şeye değişmem.kapalı sütlerin nekadar hijyen olduğu tartışılır açık sütü; bildiğimiz tanıdığımız kişilerden temin edebiliiriz.
YanıtlaSilbenim bu konuda hiç şüphem yok herşeyin doğalı daha güzeldir.
YanıtlaSilben sütü çok severim bu yüzden süt konusunda çok hassas davranılmalı özellikle çocukların konusunda bu dahada önem kazanıyor.Bu yüzden tüketicilerinde üreticilerinde sütü doğal üretip almaları gerektiğini düşünüyorum. tesekkür ederim.
YanıtlaSiltuba soylu
küçükken yani kendimi bilmediim zamanlar anne sütü içermişim daha sonraları yani kendimi bildiim zamanlar boyumu uzatcak hayaliyle:D hazır süt içmeye başladım ama galiba bi etkisi olmadı hala aynı boydayım:/ ama anne sütüne hiç bir şeyi deişemem..
YanıtlaSilpaket süt kesinlikle daha güvenli. açık aldıgımız sütün içine birçok mikrop giriyor biz bunu kaynatıyoruz mikropları gidiyo zannediyoruz oysaki yok öyle birşey. paket süt hiç mikrop kapmadan maketleniyor ve evlerimize ulaşıyor. tabi en güvenli süt kendi ineginden çıkan süt ama oda bizim için imkansız bakımı beslemesi koyacak yeri hepsi çok zor daha dogrusu istanbul gibi biryerde imkansız o yizden paket süt içelim:)
YanıtlaSilhocam yapmiş olduğum araştirmalar sonucunda şu bilgilere ulaştım. Sütün içilmeden ve değişik şekillerde kullanılmadan önce yüksek ısılara tabi tutulmasının sebebi, içinde bulunabilecek zararlı mikropların öldürülmesi; başka bir deyişle sütün ‘kesilmesinin’ önlenmesidir.
YanıtlaSilİşin püf noktası da burada zaten. Sütte hastalık yapabilen mikroplar bulunabildiği gibi, probiyotikler de denen vücut için faydalı ‘dost mikroplar’ da bulunuyor. Bunlar, bırakın hastalık yapmayı, tam aksine sağlıklı yaşayabilmemiz için mutlaka gerekli olan mikroplar. Bağırsaklarımızdaki mikropların yüzde 85’ inin bu dost mikroplardan oluştuğunu ve bunların hastalık yapıcı olanlarının üremelerini önlediklerini de belirtelim ki, mesele daha iyi anlaşılsın.
İşte, bu ısıtma işlemi sırasında da zararlı mikroplarla beraber ‘sütü süt yapan’, onu asıl faydalı kılan probiyotikler ve bunların ürettikleri enzimler ve vitaminler de istenmeden tahrip oluyor.
Isıtma yöntemleri içinde sağlığımız açısından en iyisi bizim çocukken yaptığımız ‘süt pişirme’ işlemi, yani sütün bir taşım kaynatılması. Pastörizasyon ve özellikle de UHT denilen yöntem ise ‘iyi-kötü-çirkin tüm mikropları’ öldürdüğü için sütü süt olmaktan çıkarıyor. Çünkü, süt içinde bulunan probiyotikler sebebiyle çok faydalı bir içecek, onları yok ettiniz mi inek sütünün sinek sütünden bir farkı kalmıyor.
Yaptığım araştırmalar göre ülkemizde sütün doğal niteliklerini korumak amacıyla mikroorganizmaları tesirsiz hale getirerek sağlıklı ambalajlarda içerisinde insanların tüketimine sunulması süt sanayisinin en önemli uğraşlarından biridir. Bu konuda Avrupa standartlarını yakalamak amacıyla çeşitli kampanyalarla el değmeden üretilen süt ürünleri teşvik edilmektedir. Sonuç olarak teknolojinin sağlığımız açısından gıda sektörüne önemli bir yeri olduğunu gözlemleyerek vurgulamak istiyorum.
YanıtlaSilPastörize Süt Üretimi
YanıtlaSilÜnlü Fransız bilgini Pasteur'ün 1860-1864 yıllarında şarabı dayanıklı hale getirmek için uyguladığı yeni ısıtma metodu, yani pastörizasyon 1873 yılında Jaccoy, 1886 yılında da Soxhlet tarafından sütte uygulanmış, olumlu sonuçlar alınınca da süt teknolojisi gelişerek endüstriye girmiştir . Pastörizasyon işlemine artık yalnız içme sütünde değil aynı zamanda peynir, tereyağı, krema, dondurma ve bunun gibi bir çok süt ürününün yapımında da yer verilmektedir. Pastörizasyon; sütün doğal ve biyolojik özelliklerine fazla zarar vermeden, patojen bakterilerin tamamının; diğer saprofit bakterilerin de büyük bir çoğunluğunun sıcaklıkla yok edilip, soğutulması suretiyle güvenli ve daha dayanıklı bir hale konulması işlemidir.
(TSEK,1981).
Tanımdan da anlaşılacağı üzere pastörizasyonun 4 amacı vardır:
a. Patojen mikroorganizmaları yok etmek,
b. Patojen olmayan diğer mikroorganizmaların da önemli bir bölümünü öldürerek sütü daha dayanıklı hale getirmek,
c. Sütü çabucak soğutarak ısıya dayanıklı mikroorganizmaların gelişmesini önlemek,
d. Bu işlemler sırasında sütün doğal ve biyolojik özelliklerine fazla zarar vermemek.
Ayrıca kaç yaşında olursak olalım süt gibi besin değeri yüksek bir içeceği kendimizden mahrum etmemeliyiz, süt için süt içirin..:)
teknolojinin sağlığımız açısından önemi büyük ama ilgi alanlarımız farklı olduğu için bu kadar önemli konulara değinmiyoruz. bizi bu konu hakkında yönlendirerek bilgi sahibi olmamızı sağladınız. çok teşekkür ederim hocam:)
YanıtlaSil